Category: Çevrenin Genç Sözcüleri

ODTÜ KUŞLARININ İZİNDE: “SON KUŞLAR”

ODTÜ KUŞLARININ İZİNDE: “SON KUŞLAR”*

Ayla KOŞAL,Ece ALACA,Ekin TOYGUR

20 yıldır süren araştırmalara göre, kampüsümüzde yaklaşık 234 farklı kuş türü bulunuyor. Peki,onları neden bulamıyoruz?

Kampüsümüz ,ODTÜ, ekosistemi ve biyoçeşitliliği ile tanınıyor. Ne yazık ki, geçmiş birkaç yılda kampüsümüzde bulunan canlıların bazıları arkalarında hiçbir iz bırakmadan yok olup gittiler. Bunlara, Çevrenin Genç Sözcüleri ( ÇGS) ekibi olarak araştırdığımız üç ana kuş da dahil: peçeli baykuş, boz kuyrukkakan ve taş bülbülü. Yıl boyunca, zamanımızın çoğunu bu bulunması zor kuşlar hakkında bilgi toplayarak ve onları nasıl bulabileceğimiz sorusuna yanıt arayarak geçirdik.

Çevrenin Genç Sözcüleri, çevreyi korumak üzere bir araya gelen bir grup gönüllüden oluşuyor. Biz, çevresel sorunlara parmak basmak, farkındalık kazandırmak ve okulumuzda daha eğitimli, bilinçli bir toplum yaratmak için çalışıyoruz. İlk başlarda iki kişinin girişimiyle hayat bulan ekip, şu anda gönüllü 9 öğrenci ve 8 öğretmenden oluşuyor. Bu iki kişinin bilgilendirici mücadeleleri sayesinde, birçok öğrenci bu gruptan haberdar oldu. Yalnızca birkaç ay içerisinde mütevazi grubumuz, yaklaşık yirmi kişilik bir topluluğa dönüştü.

Kuruluşunun ilk yılında daha çok eğitim ve öğretim ile ilgili olan ODTÜ Koleji Ankara ÇGS grubunun tam olarak belirlenmiş bir amacı yoktu, daha çok kampüsün biyoçeşitliliği ile ilgileniyordu. Üzerinde çalışılan proje, birçok farklı konu başlıklarını kapsıyordu: böcekler, memeliler, balıklar, bitkiler ve tabii ki kuşlar. Fakat, tahmin edebileceğiniz üzere, bu senenin planlaması tek bir tür üzerine, kuşlara, yoğunlaştığı için farklıydı. ÇGS üyeleri yıl boyunca bilgi topladı, kuş gözlemi yaptı ve üç ana hedefimizin, peçeli baykuş, boz kuyrukkakan ve taş bülbülü, izini aramak için plan oluşturdu. Grup üyeleri ilanlar astı, farkındalık yaymak ve okul arkadaşlarımızı çevresel sorunlar hakkında bilgilendirmek için“KAYIP ARANIYOR” posterleri ve sunumlar hazırlandı.

ODTÜ Kolej Ankara ÇGS ekibi üyeleri, ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu Başkanı Kaan Özgencil ile çalışmalarını yürütüyor. Özgencil, okul sınırları içerisinde üyelere temel kuş gözlem eğitimi verdi ve kuş gözlemi sırasında giyilen kıyafetlerin çevreyle uyumlu, fazla dikkat çekmeyen renklerde olması gerekliliğini önemle vurguluyor. Bir diğer dikkat edilmesi gereken husus ise, olabildiğince sessiz olmak çünkü gürültü yapmak kuşların ürküp kaçmasına, doğal yaşam alanlarının etkilenmesine sebep olabilir.

Kuşlar ve kuş gözlem hakkında bilgi edinmek üzere ÇGS ekibi ilk defa 7 Aralık 2017’de Kaan Özgencil ile bir araya geldi. “234 kuş türü var ODTÜ’de.” diyor Özgencil, Bu da yaklaşık olarak Türkiye’deki kuş türlerinin yarısıanlamına geliyor. Önceki yıllarda daha büyük sayılara ulaşılabiliyordu fakat boz kuyrukkakan, taş bülbülü ve peçeli baykuş gibi kuşların bir daha uğramamak üzere ODTÜ’yü terk etmesi üzerine büyük endişeler ortaya çıktı. Bu üç kuşun diğer ekosistemlerde bol sayıda bulunabilmesine rağmen ODTÜ’deki sayılarındaki düşüş ve nihai yok oluşları büyük bir problem. Bu durum sadece bir grup besin zincirinin yolundan sapmasına sebep olmuyor, aynı zamanda başka besin zincirlerinin ve ekosistemlerin de çoktan bozulduğunun bir göstergesi durumunda. Ek olarak, hepimiz karmanın ne olduğunu, ne yaptığını ve onu hafife almamamız gerektiğini biliyoruz! Bundan dolayı, toplumu bilinçlendirmek için yaptığımız çalışmalar sadece kuşları değil, herkesi ,biz dahil, olumlu yönden etkileyecek.

California Üniversitesinde yapılan araştırmalara göre, kıtaları çapraz çizgiler halinde kesen toplam 40 milyon mil uzunluğunda ana yollar bulunuyor, yani Dünya etrafında 1600 kez dolanabilecek kadar uzun. Bu yollar insanlar için çok kolay ulaşım imkanları sağlarken göç eden hayvanlar için büyük engeller oluşturuyor. Üniversiteden bir grup bilim insanı, göç eden hayvanların zarar görme ve soylarının tükenmesi riskini ölçmek, değerlendirmek için yola çıktı.

“Beklendiği üzere, göç eden hayvanların zafiyetlerinin bölgesel, çevresel, davranışsal ve sınıfsal bağlamlarına göre çeşitlendiğini saptadık,” diye belirtiyor Ekoloji, Evrim ve Deniz Biyolojisi bölüm başkanı, Molly Hardesty-Moore. Araştırmacıların analizi gösteriyor ki; göç eden kuşların sayısı, göç etmeyenlerinkine göre çok daha belirgin bir düşüş yaşıyor. Kuşların sayısındaki bu acı veren düşüş, ODTÜ Kampüsü dahil olmak üzere, tüm dünyada gözleniyor. Önceki senede, 4.8 km’si ODTÜ sınırlarından geçen 14 km.’lik bir yol projesine başlandı. Şimdi ise ikinci bir yol yapımı akıllarda yer etmiş durumda. Bu ve bunun gibi birçok durum, kuşların eskiden beri yaşadıkları alanları terk etmesine ve dolayısıyla biyoçeşitliliğin hızla azalmasına sebep oluyor. Böyle devam ederse, kentleşme, yapılaşma artar ve doğal alanlar yok olursa, insan ırkı da bundan nasibini elbette alacak.

Biz Çevrenin Genç Sözcüleri ekibi olarak bizi ve bizden sonraki nesilleri bilinçlendirmek; kuşlarla, ağaçlarla, böceklerle bir bütün içinde daha uzun yıllar yaşayamanın yollarını bulmaya çalışıyoruz.

Türk Edebiyatının usta kalemlerinden Sait Faik de yazdığı Son Kuşlar adlı öyküsüyle 1952 senesinden bizlere sesleniyor: “Dünya değişiyor dostlarım. Günün birinde gökyüzünde, güz mevsiminde artık esmer lekeler göremeyeceksiniz. Günün birinde yol kenarlarında, toprak anamızın koyu yeşil saçlarını da göremeyeceksiniz. Bizim için değil ama, çocuklar, sizin için kötü olacak. Biz kuşları ve yeşillikleri çok gördük. Sizin için kötü olacak. Benden hikayesi.”

Bizden de söylemesi…

*Sait Faik Abasıyanık’ın 1952 senesinde yayımladığı öykünün adı.

Kaynakça:

Science Daily/ Animal Migrations Blocked by Roads

www.hurriyet.com.tr/ 5 Soruda ODTÜ Yolu

ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu

ODTÜ’nün Kuşları Kanatlarımız Altında

ODTÜ Geliştirme Vakfı Ortaokulu Çevrenin Genç Sözcüleri Ekibi olarak bu yıl ODTÜ kampüsü biyoçeşitliliği açısından çok önemli olan ve bir süredir gözlemlenemeyen kayıp kuşlar hakkında hem okulumuz öğrencilerini hem de kampüste yaşayanları bilgilendiriyoruz.

Okulumuz ÇGS ekibi ODTÜ’nün kayıp kuşlarından seçtikleri Peçeli Baykuş, Taş Bülbülü ve Boz Kuyrukkakan kuşlarını araştırmak ve nasıl bulabileceğimizi öğrenmek için ODTÜ Kuş Gözlem Topluluğu ile beraber çalışıyorlar.  Öğrencilerimiz, düzenli olarak her hafta yapılan toplantılarda Kuş Gözlem Topluluğu Başkanı Kaan Özgencil ile ODTÜ’nün kayıp kuşlarını tanıdılar ve bu kuşları nasıl bulabileceklerine ilişkin bilgiler topladılar. Okulumuz bahçesinde yapılan kuş gözlem temel eğitimi sırasında alaca ağaçkakan, kaya güvercini, yeşil papağan, saksağan, büyük baştankara gibi kuşları gözlemleyen öğrencilerimiz, kayıp kuşları bulmak için bir adım daha ilerlediler.

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

Çevrenin Genç Sözcüleri ODTÜ Üniversite Kampüsündeydi

Okulumuz “Çevrenin Genç Sözcüleri” ekibi olarak, kampüsü en iyi kampüste yaşayanlar korur diye düşündük ve araştırdığımız konuları üniversite öğrencileri ile paylaşmak istedik. ODTÜ kütüphanesinin önüne 31 Mart Cuma günü saat 10:10 ile 11:40 arasında tanıtım standımızı açtık.

ODTÜ Kampüsünün biyo-çeşitliliği ve tarihsel dokusu ile ilgili broşürlerimizi dağıttık ve hazırladığımız kitap ayraçlarını hediye ettik.

Orada tanıtım yaptığımız bir buçuk saat boyunca ÖDTÜ’lü öğrencilerden ve hocalardan pek çok ziyaretçimiz oldu. 200’e yakın broşür ve kitap ayıracı dağıttık. Çok güzel geri bildirimler aldık. Öğrenciler özellikle kampüste korunması gereken bu kadar hayvan olduğunu bilmediklerini ve kampüs içinde bir arkeoloji müzesi olduğunu ilk kez duyduklarını pek çok kez dile getirdiler.

Yaptığımız bu çalışmanın ODTÜ’nün tarihi ve doğal dokusunun korunmasına çok faydalı olduğunu düşünüyoruz ve bundan sonraki tanıtım çalışmalarımıza ODTÜ kampüs ringlerine tanıtıcı afiş ve açıklamalar ekleyerek devam edeceğiz.

Doğa ile kalın..

 

 

Çevrenin Genç Sözcüleri Yaygınlaştırma Kermesi

Okulumuzun Çevrenin Genç Sözcüleri çalışma grubu okul dışında yapacağı yaygınlaştırma çalışmaları için kermes düzenledi. Kermeste ODTÜ kampüsü içinde bulunan özel canlılar tanıtıldı.

Hazırlanan panolarda şimdiye kadar yapılan çalışmalar tanıtıldı ve destek olmak isteyenlerin fikirleri alındı.

Kermesi düzenlememize yardım eden ve ürünlerimizden alarak katkıda bulunan tüm arkadaşlarımıza teşekkür ederiz. Dağa ile kalın..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Çevrenin Genç Sözcüleri ODTÜ Biyoloji Bölümündeydi

Okulumuz “Çevrenin Genç Sözcüleri” grubundan iki arkadaşımız  ODTÜ Biyoloji Bölümünden Prof. Dr. Can BİLGİN ile biyoçeşitliliğin insanlar ve doğa için önemi, ODTÜ’nün biyoçeşitliliği ve korumak için neler yapabileceğimiz hakkında röportaj yaptılar.

ODTÜ içinde yapılması planlanan çeşitli etkinlik hakkında bilgi aldılar ve birlikte çalışmalar yapmak i.in sözleştiler. Bu verimli söyleşi ve bize zaman ayırdığı için Can BİLGİN hocamıza teşekkür ederiz. Doğa ile kalın..

BİYOÇEŞİTLİLİK VE BİZ

Biz insanlar, varlığımızı sürdürebilmek için doğaya uyum sağlamalıyız. Suyu, havayı, toprağı kirletmemeli, canlı türlerini yani bir bakıma biyoçeşitliliği korumalıyız. Tüm yaşam biçimlerinin çeşitliliği olarak tanımlanabilen biyoçeşitliliğin zenginliği, biz farkında olmasak bile hayatlarımızda önemli bir rol oynar. İnsanların tarım ve teknolojide günümüzde bu kadar ilerlemiş olmalarının sebebi biyoçeşitliliktir. Bu çeşitliliği oluşturan bitki ve hayvan türleri tarım, eczacılık, tıp, hayvancılık, ormancılık, balıkçılık ve sanayii alanlarında kullanılırlar. Bir ülkede canlı türlerinin zenginliği ne kadar fazlaysa, ülke ekonomisi de o kadar güçlenir.

Bitki çeşitliliğinin fazla olması erozyonun önlenmesi, havanın temizlenmesi, canlılara barınak sağlaması ve toprağın organikleşmesi gibi konularda fayda sağlayabilir. Ülkemize özgü olarak yetiştirilen çam, meşe ve palamut ormancılıkta; çitlembik, acur, yonca gibi sebze-meyveler ise tıpta insanlara yardımcı olabilir.

Hayvan türlerinin bize faydalarına gelince şunu söyleyebiliriz ki hayvanlar en eski zamanlardan beri bizim en büyük yardımcılarımız olmuşlardır. İnsanlar gerek avlayarak, gerek evcilleştirerek hayvanlardan gıda ihtiyaçlarını karşılamış, yeri geldiğinde onları ulaşımda, taşımacılıkta, giyimde ve tıpta kobay amaçlı kullanmışlardır. Birer hayvan olan böcekler çiçekten çiçeğe konarak tozlaşmayı sağlayıp ekosisteme katkıda bulunurlar. Bu sayede doğa tekrar sürekliliğini sağlamış olur.

Tüm bunlardan yola çıkarak anlayabiliriz ki biyoçeşitlilik, biz onun düzenini doğa dostu olmayan şekillerde bozmadıkça saat gibi işlemeye devam edecektir. Çünkü doğada her şeyin bir çözümü vardır. Bitkiler otçullara yem olur, otçullar etçillere. Bu böyle sürüp gider. Fakat unutmamalıyız ki doğanın bu düzenini koruyabilmesi için bizim canlı türlerine zarar vermememiz gerekmektedir. Ancak bu sayede dünya üzerindeki tüm canlılar tekrar dost olabilirler.

Ekin TOYGUR 7/C 305

Yanar Döner Çiçeğini Tanıyor musunuz?

Merhaba sevgili öğrencilerimiz,

Bahar yaklaşıyor ve doğa uyanmaya hazırlanıyor. Bizler de bunu fırsat bilerek açık hava etkinliklerimize başladık. Geçen yıldan okulumuzda ekim yaptığımız alanı biliyorsunuz. Bu alana 2 sene önce yanardöner veya sevgi çiçeği adıyla bilinen ve Ankara Gölbaşı, Eymir Gölü, Yalıncak Köyü  ve ODTÜ kampüsünü de içine alan bölgede yetişen endemik bitki ekilmişti. Endemik TDK sözlüğüne göre  “Sadece bir bölgede yetişen veya yaşayan bitki, hayvanlar” olarak tanımlanır. Toprağa düşen tohumlardan çıkabilecek olan genç bitkileri tanımak ve korumaya almak için bu ekim alanımızı ziyaret ettik.  

Bu alanda Çevrenin Genç Sözcüleri (Young Reporters for Environment) programı “Biyoçeşitlilik” çalışma grubundan Ekin TOYGUR (7C) , okulumuz 5. ve 6. sınıflardan oluşturulan “Okullarda Orman” çalışma grubuna “Yanar Dönerler” hakkında bilgi verdi.  Sunum dosyasını yazının en altında görebilirsiniz.

Ardından ekim alanındaki bitkileri araştırmaya başladık. Alanda daha önceden ekilmiş maydanoz, ıspanak ve kereviz bitkilerine rastladık. Bunun yanında yanardöner çiçeğinin yaprağına çok benzeyen fakat henüz emin olmadığımız bazı bitkiler dikkatimizi çekti, bu bitkileri izlemeye devam edeceğiz. Sizde yanar döner çiçeğine benzeyen bitkiler görürseniz lütfen sınıfınızdaki “Okullarda Orman” temsilcilerine haber veriniz.

Etkinliklerimiz her perşembe öğle arası devam edecek, Okul Günce’mizi izlemeye devam edin, fenle kalın..

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

ODTUGVO “ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ” ÇALIŞIYOR

OKULUMUZUN “ÇEVRENİN GENÇ SÖZCÜLERİ” EKİBİ HAKKINDA

Çevrenin Genç Sözcüleri (YRE) programı uluslar arası bir kuruluş olan Çevre Eğitim Vakfı (FEE) tarafından düzenlenen faaliyet gösteren uluslar arası bir gençlik ağıdır. Orijinal ismi “Young Reporters for the Environment -YRE” olan program 11 yaş ile 21 yaş arasındaki Genç Sözcülerin uluslar arası boyutta sürdürdürdükleri bir çevre gazeteciliğidir.

Bu yıl, 2016-2017 öğretim yılında orta okulumuzdan oluşturduğumuz bir grubumuz bizim de kampüsün bir parçası olduğunu düşünerek “ODTÜ KAMPÜSÜ’nü koruma ve tanıtma” çerçevesinde farklı alanlarda çalışmayı seçmişlerdir.

Öğrencilerimizin başlıca çalıştıkları konular (1) ODTÜ Kampüsünün Tarihi Dokusu (2) ODTÜ Kampüsünün Biyoçeşitlilik Açısından Önemi (3) ÖDTÜ Kampüsünde Atık Yönetimi

Program ile ilgili yaptığımız çalışmaları bu sayfamızda sizlerle de paylaşacağız.

ODTU GVO Çevrenin Genç Sözcüleri Ekibi

KAYNAK:

http://www.turcev.org.tr/cgs.aspx