warka_water.jpg__800x600_q85_crop

“Maddenin Halleri” Konu...

Fen Bilimleri dersinde öğrendiğiniz bilgilerle dünyanın su sorununu çözebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz? Fen Bilimleri dersinde 5. sınıfta "Madd...

Termometre_

Haydi Termometre Yapalım

5. Sınıf öğrencilerimizle ISI-SICAKLIK konusunu kendi sorularını sordukları ve sorularına kendi tasarladıkları deneylerle cevap aradıkları bir süreç y...

Charlie Brown’un Yüzü Neden K...

Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerimiz, Snoopy ve Charlie Brown'ın başrolünü oynadığı "Dream Big" isimli animasyon filmini hep birlikte izlemi...

“Maddenin Halleri” Konusu Bizi Susuzluktan Kurtarabilir mi?

Fen Bilimleri dersinde öğrendiğiniz bilgilerle dünyanın su sorununu çözebileceğinizi hiç düşünmüş müydünüz?

Fen Bilimleri dersinde 5. sınıfta “Maddenin Halleri” konusunda maddelerin nasıl hal değiştirdiğini ve bu sırada enerjilerinde ve sıcaklıklarında ne gibi değişiklikler olduğunu öğrendiniz.

Sınıfta yaptığımız deneyler sırasında havadaki suyun enerji kaybederek damlacıklar şeklinde soğuk yüzeyde toplandığını gözlemledik. Bu mekanizmanın aslında suyun az olduğu çöl gibi ortamlarda yaşayan bitkiler ve diğer canlıların suyu elde etme yöntemi olduğunu biliyor muydunuz?

Namib_beetle_

Örneğin yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz Güney  Afrika’nın Namib Çölünde yaşayan STENOCARA, bilinen adıyla NAMIB Böceği de kullanacağı suyu bu yöntemle elde eder. Gördüğünüz gibi böceğin duruşu kafasının aşağıda, yüzeyi geniş ve suyu tutma özelliği olan karnının yukarıda olmasını sağlıyor.  Bu böcek sabahları oluşan  sisteki su buharı derisindeki oluklar yardımıyla soğuyan karnında yoğuşturarak su damlaları oluşturur. Bu su damlalarını, duruşunun avantajı ve kanatlarının yardımıyla ağzına doğru hareket ettirerek su ihtiyacını giderir.

Bunun yanında kaktüslerin de çölde sabahları oluşan sisten yoğuşma yöntemiyle su toplamaya uygun yüzeyleri, toplanan suyu köke doğru yönlendiren yapıları, suyun geri buharlaşmasını önleyen dikenleri ve depolamak için uygun gövdeleri vardır.

5423597247_16583b7b57_b

İnsanlar da tarih boyunca doğayı gözlemleyerek bu bilimsel süreci denenme yanılma yöntemiyle kullanma metotları geliştirmişler. Bunun pek çok değişik örneğine Türkiye’de de rastlanabilir. Örneğin eğer Ege veya Akdeniz bölgesine gittiğinizde kubbe şeklinde yapılar görürseniz bunlar “sarnıç” ismini verdiğimiz yağmur suyu toplamaya yarayan yapılardır.

estengil-sarnici-2Datça- Eştengil Sarnıcı

Sarnıçlar su biriktirebilmek için  üç işlevi yerine getirirler:
(1) Yağmur suyunun çevresini çember şeklinde saran eğimli duvardan içeri akarak zeminden alçakta olan kuyuda toplanmasını sağlarlar.
(2) Malzemesindeki taşlardan dolayı gözenekli yapısı güneş ısısı altında bir miktar suyun duvarlarındaki enerjiyi alarak buharlaşmasına izin verirken içindeki havayı soğutur ve buzdolabı gibi suyun da soğumasına sebep olurlar.
(3) Sarnıcın içinin soğuk olması dışarıdaki hava ile sıcaklık farkı oluşturur ve bu fark havadaki suyun sarnıcın dış yüzeyinde yoğuşarak toplanmasına ve deliklerden içeri damlamasına sebep olur.

Günümüzdeki bilim insanları da tarihsel deneyimler ve doğadan yola çıkarak su toplama yöntemleri geliştirmeye çalışıyorlar. Bunun şu an susuzluk çeken ülkelere ve dünyamızın yakın gelecekte yaşayacağı düşünülen su sıkıntısına  çözüm olması bekleniyor. Örneğin Etiyopya’da kurtulan Warka Water adı verilen ve ismini warka isimli ağaçtan alan yapılar doğadaki sistemleri taklit ederek temiz içilebilir su sağlamayı hedefliyorlar. warka_water.jpg__800x600_q85_crop

Warkaların yüzeylerinde havadaki su buharının ve çiy tanelerinin yoğuşması  sonucu su damlaları oluşur. Oluşan bu su damlaları  yer çekiminin yönlendirilmesiyle aşağıdaki depoda birikir. Sizce tamamen doğa dostu olduğu söylenen ve hiç enerji gerektirmeyen bu yapılar dünyamızın su sorununu  çözebilir mi?

Bunun yanında havadaki su moleküllerini soğutulan yüzeyde yoğuşturarak içilebilir suyu toplayan taşınabilir aletler de yapılmış. Yakında su mataraları yerine bu aletlerden taşıyanları görürsek hiç şaşırmayalım. Aşağıdaki videoda bunlardan bir tanesinin tanıtımını izleyebilirsiniz.

Gazların enerji kaybederek sıvı hale geldiği bilgisinin olanak sağladığı buluşlar çok ilginç değil mi? Ne dersiniz, dünyayı kurtaracak sıradaki buluş sizinki olabilir mi?

Fenle kalın

Kaynaklar:

(1) http://www.datcadetay.com/datca-su-sarniclari.html
(2) https://sites.psu.edu/mitanshshah/2012/10/23/biomimic-engineering/
(3) https://www.feedingknowledge.net/home/-/bsdp/6106/en_GB
(4) http://www.sierraclub.org/sierra/2014-6-november-december/innovate/harvesting-water-thin-air#1
(5) https://www.youtube.com/watch?v=41mLIEoo6D4
(6) http://www.warkawater.org/design
(7) https://www.youtube.com/watch?v=-3k6jw-D3HU

Haydi Termometre Yapalım

5. Sınıf öğrencilerimizle ISI-SICAKLIK konusunu kendi sorularını sordukları ve sorularına kendi tasarladıkları deneylerle cevap aradıkları bir süreç yaşadık. Çok kafamız karıştı, deneylerimizi sunarken çok tartıştık, eğlenerek öğrendik. Bu deneylerdeki tartışmalarınıza yardımcı olmak için 5i sınıfından Mehmet Bora UNCU arkadaşınızın evinizde bir termometreyi nasıl yapabileceğinizi anlattığı videoyu izleyebilirsiniz. Lütfen bu videoyu uyguladıktan sonra yaptığınız termometreleri sınıf arkadaşlarınızla da paylaşalım ve soralım: “Peki pipetin içindeki renkli sıvının cetvel boyunca yükselmesine sebep olan nedir?”
Fenle Kalın

Bileşke Kuvvet Hayatımızda Her Yerde

Charlie Brown’un Yüzü Neden Kızardı?

maxresdefault

Merhaba sevgili 6. sınıf öğrencilerimiz,

Snoopy ve Charlie Brown’ın başrolünü oynadığı “Dream Big” isimli animasyon filmini hep birlikte izlemiştik ve  Fen Bilimleri Zümresi olarak size bu filimde Charlie Brown’ın sık başına gelen bir durumun dolaşım sisteminin görevleriyle olan ilişkisini sormuştuk. Katılımınız için teşekkür ediyoruz. Oylarınızın sonucunu aşağıda görebilirsiniz.

Charlie_Brown_result_

Vücudumuzdaki Bütün Sistemler Birlikte Çalışır

Yüzümüzün kızarmasına sebep olabilecek anormal bir durumla karşılaştığımızda vücudumuzda kendimizi korumak için “kaç ya da savaş” tepkilerinden birine hazırlanmak üzere kaslarımıza fazla besin göndermesi gerekir. Bu hazırlığı başlatan adrenalin ismi verilen bir hormondur. Daha önce de duymuş olabileceğiniz bu hormon kaslarımıza daha fazla kan göndermek için kalp ritmini arttırır ve böylece kaslarımızın kaçmak için veya savaşmak için ihtiyaç duyabileceği besin ve oksijen arttırılmış olur. İnsan yüzünde de bir çok kas bulunur ve vücudumuzun bu hazırlığı sırasında yüzümüzdeki damarlarımız da genişler ve yüzümüz kızarır.

Adrenalin nedeniyle kalp ritminin ani artmasıyla oluşan yüksek ısıyı, yüz derimiz gibi vücudumuzun dış yüzeyine yakın olan kan damarlarımızı genişleterek atmaya çalışırız. Damarların genişlemesi kanımızın soğuması için gerekli temas yüzeyini arttırır fakat damarın dış yüzey alanını genişlettiği ve belirginleştirdiği için bu durum yüzümüzün kızarmasına sebep olabilir.

Gördüğünüz gibi vücudumuzda öğrendiğimiz bütün sistemler birlikte çalışır. Solunum sistemi gerekli olan oksijeni sağlarken, destek ve hareket sistemi olası tepkilerimiz için hazırlanır. Dolaşım sistemi sindirim sisteminde sindirilen besinleri enerji üretilmek üzere kaslara ve diğer dokulara ulaştırılırken bir yandan da hücrelerimizde oluşan atıkları geri toplar ve boşaltım organlarına iletir. Tüm bu işlemler sırasında vücudumuzdaki dengeyi korumaya çalışırız.

Yani yüzümüzün kızarması dolaşım sistemimizin üretilen hormonları ilgili yapılara taşımak, sindirilen besinleri hücrelere götürmek, akciğerlerden alınan oksijeni taşımak, atık ürünleri hücrelerden almak ve boşaltım organlarına götürmek ve tüm bu ani ritm artışı sırasında vücut sıcaklığını dengede tutmak ve ayarlamak görevlerinden tümüyle ilgilidir.

Benzer anketlerimiz devam edecek.

Fenle Kalın

Kaynaklar:

http://www.evrimagaci.org/fotograf/47/3164

http://science.howstuffworks.com/life/inside-the-mind/emotions/blush.htm

http://www.hurriyet.com.tr/neden-yuzumuz-kizarir-9974136


Kombide Yoğuşma Olur mu?

Merhaba sevgili 5. sınıf öğrencilerimiz,

Şu anda Fen bilimleri derslerimizde “Hal Değişimi” konusunu işliyoruz. Gaz maddelerin çevresine ısı vererek yani enerji kaybederek sıvı haline gelmesine “YOĞUŞMA” diyorduk. Size bu kavramının evimizin ısınmasında çok önemli olduğunu söylesek şaşırır mıydınız?

Hatırlarsanız çevremizdeki maddelerin taneciklerden oluştuğunu ve taneciklerin sahip oldukları enerjiye göre katı, sıvı ve gaz olabildiklerini gördük.

slide_5

Örneğin suyun katı hali olan buzu düşünürsek, taneciklerinin sıvı hali olan suya göre daha hareketsiz yani daha az enerjiye sahip olduğunu söyleyebiliriz. Ve tahmin edebileceğiniz gibi suyun en enerjik hali gaz halidir. Peki biz havada bulunan gaz haldeki bu su taneciklerinin enerjisini kullanabilir miyiz? İşte “YOĞUŞMALI KOMBİ” bu enerjiyi kullanarak enerji tasarrufu yapıyor. Böylece doğalgazı daha verimli kullanıyorlar.

dg_166_74

Yoğuşmalı olmayan kombide doğalgaz ve hava ile ısı kazanılır ve bacadan artık gazlar bir miktar ısı ile atılır. Gördüğünüz gibi bacadan ısı kaybı olur.

MAKALE_

Yoğuşmalı kombi ise yukarıdaki şekilde gördüğünüz gibi bacadan atılan gazların içindeki su buharındaki enerjiyi yani ısısını alır ve su buharını yoğuşturur. Bu enerjiyi kullanılabilir ısı olarak kalorifer sistemine aktarır. Gaz olan atığı sıvı haline getirerek hava kirlenmesini de azaltır.

İşte doğal gazın yanması sonucunda ortaya çıkan ve bacadan dışarı atılacak baca gazının su buharındaki enerjiyi özel araçlar sayesinde geri kazanarak toplam verimi arttıran cihazlara YOĞUŞMALI KOMBİ denir.

Siz de Fen Bilimleri dersinde öğrendiğiniz bilgilerle artık günlük hayattaki kavramları daha iyi anladığınızı fark ediyor musunuz? Benzer örnekler yaşıyorsanız Fen Bilimleri öğretmenleriniz ile paylaşabilirsiniz.

Fenle Kalın

 

Kaynaklar:

http://www.dogalgaz.com.tr/yayin/161/yogusma-teknolojisi-ve-yogusmali-cihazlarda-verim-hesabi_3837.html#.Vn_iHPmLRhE

http://www.enerjivetesisat.com/tesisat-haberleri/hvac/2593-neden-youmal-kombi-kullanlmal

 

Hal Değişimine Örnekler

Küçük Bir Damla Suyun Başından Geçen Macere

Bir Su Damlasının Donma Serüveni

Ne Kadar Petrol Tükettik?

Dünyada tarih boyunca çıkarılan ham petrol miktarı konusundaki tahminler çok farklıf Oil, Gas and Coal Technology’de yayımlanan makalesine görlık gösteriyor. Bir grup İngiliz araştırmacının International Journal oe tahmin ettiğimizden çok daha fazla petrol tüketmiş olabiliriz. Petrol rezervlerinin tükenmek üzere olduğu fikri yeni bir fikir değil, ama 19. yüzyılın ortalarında ilk ticari petrol kuyularının açılmasından bugüne insanoğlunun ne kadar petrol çıkardığını bile tam olarak bilmiyoruz.

petrol-sondaj

Macar Bilimler
Akademisi’nden kimyager Istvan Lakatos ve Julianna Lakatos-Szabo’nun teorisine göre 1850 yılından bugüne kadar dünyada toplam 100 milyar tondan az ham petrol üretilmiş ve yıllık ortalama
petrol üretimi 700 milyon varilden az. Hali hazırda bilinen petrol rezervlerini ve henüz bulunamamış petrol rezerv tahminlerini bir araya getiren bu kuramcılar, henüz dokunulmamış önemli miktarda petrol rezervi olduğu düşünülse bile, yakın zamanda petrol kıtlığı çekeceğimiz iddiasını yeniliyorlar. İngiltere’de bulunan Aberdeen
Üniversitesi Mühendislik Fakültesi’nden John Jones’a göre, Istvan Lakatos ve Julianna Lakatos-Szabo hiçbir kaynak göstermeden kullandıkları sayılarla, bugüne kadar tükettiğimiz petrol miktarını, olması gerekenin çok altında tahmin etmiş durumdalar. Jones’a göre, J. D. Rockefeller’ın The Standard Oil Company’i kurup da petrol çıkarma işine yoğunlaştığı 1870 yılından bugüne kadar
en az 135 milyar ton petrol kullanıldı.
Nesillerdir devam edegelen petrol endüstrisi, bugüne kadar toplam ne kadar petrol tüketildiğiyle değil, ekonomistlerin yaptıkları gibi, günlük ve yıllık verilerle ilgileniyor. 2005 yılında, merkezi Londra’da bulunan ve petrol rezervlerinin tükenmesi konusuyla ilgilenen The Oil Depletion Analysis Centre’a (ODAC) göre petrol üretimi ticari olarak başladığı günden bugüne yaklaşık 1 trilyon (944 milyar) varil ham petrol çıkarıldı. Jones, varilin hacmini (42 Amerikan galonu veya 0,16 m3 ) ve ham petrolün
yoğunluğunu (0,9 ton/m3 ) hesaba katarak daha iyi bir tahmin ortaya koydu. Bu hesaba göre, ODAC’ın tahmini olan 944 milyar varil ham petrol, 135 milyar ton ham petrole denk geliyor.

http://www.sciencedaily.com/
releases/2009/05/090507072830.htm

Kaynak: Bilim Teknik

Dolaşım Sistemi Konusuna Genel Bakış