isr_deniz_

Denizler Neden Tuzludur?

Çoğunuzun bu yaz denize girdiniz veya gireceksiniz. Her denize girdiğinizde sizin de aklınıza aynı soru geliyor mu? Ağzımıza tuz tadı geldikçe hep...

Land-Dinosaurs-

Haftanın Dinazoru

Sevgili Öğrencilerimiz, Beşinci sınıfta türleri yok olan canlıları işlerken dinozorlar konusunu da konuşmuştuk. Dinozorlar hakkında bildiklerimize bu...

periyodik-cetvel-m

Periyodik Cetvele Eklenecek Dört Ye...

nihonium, moscovium, tennessine, oganesson The International Union of Pure and Applied Chemistry (IUPAC) tarafından, en son keşfedilen elementler o...

Denizler Neden Tuzludur?

Çoğunuzun bu yaz denize girdiniz veya gireceksiniz. Her denize girdiğinizde sizin de aklınıza aynı soru geliyor mu? Ağzımıza tuz tadı geldikçe hep sorduğumuz o soru “Deniz suyu neden tuzludur?” sorusu değil midir?

Kaynaklara göre okyanusların ve deniz sularının tuzluluk oranı yaklaşık %3,5’tur. Bu bilgiyi kullanarak ve yeryüzünün %70’inin sularla kaplı olduğu da düşünüldüğünde denizlerdeki tuzun miktarının Dünya’nın yüzeyinin tamamını 150 metre kalınlığında bir tabakayla kaplamaya yetecek kadar yüksek olduğu söylenir. Peki ama neden, nasıl?

Bizler size çeşitli kaynaklardan yararlanarak bu soruya yanıt arayan yazımızı hazırlarken, siz de aşağıdaki anketi doldurur musunuz?

Fenle ve merakta kalın, iyi tatiller.

Okulumuzun Ağaçları

OKULUMUZUN AĞAÇLARI*

Bu yaşamın görünümünde bir müthişlik var; birbirinden farklı güçleriyle bir ya da birkaç biçime yaşam verilmekte ve bu gezegen, sabit yer çekimi yasasına göre devir yapmaktayken çok da basit olan bir başlangıçtan en güzel ve en harika sonsuz biçimlerde evrilerek var oluyorlar. (C. Darwin)

001_

Ağaçlar da Darwin’in bahsettiği o müthis evrilmeden paylarını almış görünüyorlar. Bulunan ilk ağaç fosili sayılan “Wattieza”, kaynaklara göre  385 milyon yıl önce yaşamış, yaklaşık 8 metre uzunlupunda çiçeksiz bir bitkidir.   Wattieza ağacının o zamanlarda yerküre üzerinde gitgide  daha çok alana yayılmasıyla başka canlılara ev sahipliği yaparak canlı çeşitliliğinin artmasına ve farklı türlerin ortaya çıkmasına olanak sağladığı düşünülüyor.  Yan tarafta bulunan “Wattieza” ağacı fosilini ve ağacın tahmin edilen görümünün çizimini görüyorsunuz.

Bizlere neredeyse “her şey ağaçlarla başladı” dedirtecek olan  bu hikaye bulunan fosillerle de kanıtlanıyor.

Okulumuza gelirken veya bahçeye her çıktığımızda karşımızda bu tarihi yaşam ortamlarının evrimleşmiş torunlarını  görmek ne kadar heyecan verici değil mi?

Okulumuzdaki ağaçların mevsimlerle değişimiyle zamanın  akışını izliyor gibiyiz. Kışın öylece uyuyor gibi görünen bu canlılar baharın gelmesiyle canlanıp çiçeklerle donandılar.  Çiçeklerin meyveye durduğu şu günlerde ise sıkı bir çalışma içinde gibiler.

134837967592399064

Sizler her yıl okulda yeni bir sınıfa geçtikçe ağaçlar da sizinle birlikte büyüyorlar. Pek çoğunuzun ağaçları çok sevdiğini ve onları kendinize yakın hissettiğinizi biliyoruz. Peki hiç bahçemizdeki ağaçları yakından tanımayı istediniz mi?

004_İşte bir grup 5. sınıf öğrencisi arkadaşınız bu yıl bahçemizdeki ağaçlarla ilgili alışmalar yaptılar. “Ağaç nedir?”  sorusu ile başladıkları araştırmalarında çamlardan başlayarak bahçedeki ağaç türlerini tanımaya çalıştılar. Bütün çamlar birbirine benzese de onların da kendi aralarında türleri olduğunu fark ettiler, bu çalışmalarını “Okullarda Orman” grubu ile de paylaştılar.

Her perşembe günü öğle araları toplandığımız bu çalışmada  “Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları” kitabından yararlandılar. Oradan ağaç türlerinin isimlerini bulmaya çalıştılar.

Onlara isimleriyle seslenirken, onları daha yakından tanırken  aynı ekosistemde yaşayan canlılar olarak yaşamanın ve yaşatmanın ne kadar önemli olduğunu tecrübe ettiler. Hem ağaçlarla arkadaş oldular, hem de ortak bir amaç için çalışırken kendi aralarındaki arkadaşlık ilişkileri daha çok gelişti.

Bir yazarın ağaç ile olan ilişkisini “Alıç Ağacı İle Sohbetler” kitabı ile tanıdılar ve  yazarın bu ilişkisinde kendileri ile ortak noktalar buldular. Kitabın ön sözünü birlikte okuyarak duygularını paylaştılar.
Ağaç tohumlarını tanıyarak bahçemizin bir bölümüne minik bir sera oluşturdular. Bu alanı sık sık ziyaret ederek, başka arkadaşlarını da oraya götürerek tohumların çimlenme serüvenine ortak oldular.

Bahçemizde o kadar farklı çeşitte ve boyda ağaçlar var ki, bu gözle bakarak öğle araları arkadaşlarınız ile bahçeyi dolaşıyorken kendimizi  çoğu kez bir ormanda dolaşıyor gibi hissettik.   Sonra arkadaşlarınız bahçemizden sevdikleri  bir ağacı seçip onunla  veya genel olarak ağaçlarla ilgili çeşitli kaynaklardan da yararlanarak yazılar yazdılar. Şimdi sözü onlara bırakıyoruz.

SALKIM SÖĞÜT ve BEN

Merhaba arkadaşlar! Benim adım Aslı Naz Oymak. 11 yaşındayım ve Ankara’da ODTÜ’de okuyorum. Burada öğretmenim Fulda Bol ile bir ağaç kulübüne gidiyorum ve arkadaşlarımla hem ağaç dikiyor, hem de onları inceliyoruz. Bu kulüpte hem eğleniyor hem de öğreniyoruz.
007_Bu gün sizlere Salkım Sögüt ağacı ile olan geçmişimden bahsedeceğim ve onunla ilgili biraz bilgi vereceğim.

Ben ODTÜ GVO’na yeni başladığımda ana sınıfındaydım. Çok heyecanlıydım. Girdiğimde okulun bahçesinde üç tuhaf ağaç gördüm. Öğretmenime “bunlar ne ağacı?” diye sorduğumda “onlar Salkım Söğütler” dedi. “onlar da senin gibi yeniler”.

Gidip onlara sarıldım. O günden beri her öğle teneffüsü onlara bir kez sarıldım. Yıllar geçti 4. sınıf oldum. Ağaçlar kesilmeyecek durumda kökleriyle toprağa bağlanmışlardı. 5. sınıf olduğumda başka bir binaya geçtiğim için o ağaçlardan uzaklaştım. Ama yine onlara gtmeye devam ettim. O ağaçları hep sevdim. Bu yıl da “Okulumun Ağaçları”  grubu ile ağaç dikerek buraları yeşillendiriyorum.

Şİmdi sizlere Salkım Söğüt ile ilgili bir kaç bilgi vereceğim Yaprakları ve dalları gövdeden aşağı doğru sarkar. Bir Söğüt türüdür. Nemli ortamları sever. Dalları ince ve uzundur. Sonbahada yaprakları tamamen turuncu olur ve harika bir görünüm verir. Normalde zeytin yeşilidir. Toprağı öbür ağaçlardan farklı bir bakım ister. İşte Salkım Söğüt ile ilgili bilgiler. Burada hikayein sonuna geliyoruz. İyi günler ve iyi akşamlar dilerim.

Aslı Naz Oymak, 5İ

009_EBE KARAÇAMI

Ben bu ağacı seçtim, çünkü üst kısmı çok garip ve aynı pofuduk saç gibi duruyor. Bu ağacın özellikleri ise dipten çıkmış sık dalları ve küre biçiminde ilginç bir görümünün olması. Ebe Karaçamı Bolu Çaydurt yakınlarında küçük bir topluluğa sahiptir.

Tolga TEBEROĞLU, 5İ

 

 

 

ŞEKER AKÇAAĞACI

010_İki çenekliler sınıfında ve Akçaağaçgiller ailesinden olan Akçaağaçlar cinsinden Şeker akçaağacı (Acer Sarcharum) benim sevdiğim ağaçlardan biridir. Uzun olduğu için görkemlidir. Çoğu ağaçtan uzundur.

Vücudu kahverengi gridir ve gövde gençken düz, yaşlanınca çatlar. Vatanı Kuzey Amerika’nın Atlas Okyanusu sahilleridir. Ayrıca Kanada bayrağı üzerindeki sembol Şeker Akçaağacı yaprağıdır. 18. yüzyılda Avrupa’ya getirilmiştir. Bu gün bir çok ülkede yetişiyor. Odunu çok değerlidir. Gövde öz suyundan tatlı bir şurup ve şeker elde edilir.

Ayrıca yaprakları çok  ilginçtir. 8-13 cm boyunda, 8-15 cm yaprakları vardır. Üst yüzü yeşildir.

Egemen DAĞ, 5İ

 

 

BENİM AĞACIM ÇINAR

011_Biz bir grup olarak çalışıyoruz ve ağaç tohumları dikiyoruz.  Bu etkinlikte benim en sevdiğim bölümü ağaçları gözlemleyip, onlarla ilgili bilgiler öğrenmek ve onlarla fotoğraf çekilmek.

Bu fotoğrafta okul bahçemizdeki çınar ağacını görüyorsunuz. Çınar ağaçlarına dere, ırmak ve nehir kenarlarında karşılaşabilirsiniz. Bu ağaçlar zararlı gazlardan ve tozdan daha az etkilendikleri için büyük şehirlerin parklarında bolca bulunmaktadır. Hızlı büyürler ve uzun ömürlüdürler.

Bu etkinliği ilk seçtiğimde çok iyi bir şey olduğunu ve çok eğlenceli olduğunu bilmiyordum. Bir süre sonra çok eğlenmeye başladım, hem de sınıf arkadaşlarımla daha iyi arkadaş olduk.

Gönen ERTUNÇ, 5İ

 

 

OKULUMUN AĞAÇLARI

012_Ağaçlar hepimiz için çok önemlidir. Biz buna farkındalık kazandırmak için bu timi kurduk. Biz bu grupta ağaçları araştırıyor, tohumlar dikip onları nasıl daha iyi büyütebileceğimiz ile ilgili stratejiler geliştirip büyütmeye çalışıyoruz.

Bu ağaç ilkokul tarafında bulunan bir dişbudak ağacı. Dişbdak ağaçlarının tohumlarını havaya attığınızda yere dönerek düşerler, bu özelliklerini çok seviyorum. Yaprakları dökülse de tohumları çoğu kez üzerinde kalırlar.

Alper Nihat Nazlı, 5İ

 

 

AĞAÇLAR

Ağaçlar ne ifade eder senin için, bir büyük odun parçası mıdır? Yoksa bir yaşam kaynağı, gelinlikli bir melek midir?

Benim için her şeydir ağaçlar, dertlerimi dinleyen bir annedir. En güzelleri ise Japon elmalarıdır, sanki o pembe çiçekleri onlara bir gelinlik giydirmiştir. Güzel yüzlü bir peridirler, ben onları çok severim. Sizin yerinizde olsam ben de onları severdim.

013_A h ne güzelsiniz,
Ğ <3 <3 <3
A klımı
Ç elersiniz.
L eylak gibi uzar çiçekleriniz,
A kın eder kokuları her yere,
R esmini çizemem, mutluluk çizilebilir mi hiç?

Sevgi SELVİ, 5İ

 

 

KAYNAKLAR:

http://www.livescience.com/1439-world-tree-reconstructed.html

Zimmer, C. (n.d.). The Tangled Banks An Introduction to Evolution (Second ed.). Greenwood Village, Colorado: Roberts&Company.

Mamıkoğlu, N.G. (2007)Türkiye’nin Ağaçları ve Çalıları (5. Baskı) İstanbul: NTV Yayınları

Birand, H. (1968)Alıç Ağacı ile Sohbetler (1. Baskı) Ankara: ONGUN Kardeşler Matbaası

*Yazımız “Elma Çekirdeği” dergisinde yayınlanmıştır.

Okullarda Orman 2015-2016 Çalışmalarımız

Haftanın Dinazoru

Sevgili Öğrencilerimiz,
Beşinci sınıfta türleri yok olan canlıları işlerken dinozorlar konusunu da konuşmuştuk. Dinozorlar hakkında bildiklerimize bulunan fosilleri inceleyerek ve yorumlayarak ulaştığımızı biliyorsunuz. Fosilleri veri olarak kullanıp dünyadaki yaşamın dönüşümünü ve değişimini inceleyen bilim dalına “Paleontoloji” denmektedir. Paleontoloji bilimi, “bilimin doğasını” ve “bilimsel süreçleri” öğrenmemiz açısından da Fen Bilimleri dersi için çok önemli bir konudur.

Bu köşede okulumuz 6. sınıf öğrencilerinden Bora AKAR her hafta sizinle bir dinozor paylaşacak.
Fenle ve merakta kalın

27 Haziran 2016
Bu haftanın dinozoru: Acrocanthosaurus

Acrocantosaurus4

Bu dinozor büyük cüssesi ve ağırlığıyla ün salmıştır. Ayrıca bir etobur olmasına rağmen leşler ile beslendiği de kayıtlara geçmiştir.

NOT: Bu dinozorun kemiklerine M.T.A müzesinde rastlayamassınız.

Acrocanthosaurus_skeleton_(1)

Yukarıda Güney Karolina Doğal Bilimler Müzesindeki Birleştirilmiş fosili görüyorsunuz.

ÖNCEKİ HAFTALAR:

9 Haziran 2016
Haftanın dinozoru : OVIRAPTOR.

oviraptor-egg-stealer

Bu dinozor yumurtalarıyla ün salmıştır. Gobi ÇÖLÜ’nde kum fırtınasından canlı , canlı boğulan bu hayvanın yumurtalar keşfedilen ilk dinozor yumurtasıdır. Başka bir dinozorun yumurtalarını çalarken ölmüş. Adı da buradan geliyor : Yumurta Hırsızı!

Ama günümüzde yapılan araştırmalar bunların dinozorun kendi yumurtaları olduğunu gösterdi. Aslında kuluçkaya yatmıştı .

BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ? Bu dinozoru keşfeden kişi ROY JHAPMEN ANDERUS’un AMERİKA adına çalışan gizli bir ajan olduğu söyleniyor. Kimliğini saklamak için paleontolokluk yapıyormuş ve dinozoru kendisi değil kendi ekibinden biri tesadüfen bulmuş.

 

 

Periyodik Cetvele Eklenecek Dört Yeni Element İsimlendirildi

nihonium, moscovium, tennessine, oganesson

The International Union of Pure and Applied Chemistry (IUPAC) tarafından, en son keşfedilen elementler olan 113, 115, 117 ve 118’in bundan sonra sırasıyla nihonyum, moskovyum, tenesin ve oganezon (ingilizce orijinalleri sırasıyla nihonium, moscovium, tennessine ve oganesson) olarak isimlendirilieceği duyuruldu.

Periyodik cetvelin yedinci satırını dolduran bu dört element bu yıl Ocak ayı içinde Japon, Rus ve Amerikalı bir araştırma ekibinin keşfinin akabinde resmen tanınmıştı. Aynı ekip isimleri de IUPAC’a önermişti ve onay beklemekteydi.

Japonya, Wako’daki RIKEN’den araştırmacılar Nh sembolü ile 113 numaralı elemente nihonyum adını vermek istedi. Nihon, Japonların Japonya için kullandığı orijinal isimdir.

Moskovyum (Mc) ve tenesin (Ts), veya resmi isimleri ile sırasıyla element 115 ve 117- isimleri ise Rusya, Dubna’daki Joint Institute for Nuclear Research ve Amerika’daki Vanderbilt University bünyesindeki Oak Ridge National Laboratory ve Lawrence Livermore National Laboratory (LLNL) tarafından Moskova ve Tennessee şehirlerine atıfta bulunularak önerildi.

Son olarak oganezon (Og) ismi Dubna ve LLNL araştırma ekipleri tarafından, 1999 yılında element 114’ün keşfinde yer alan Rus  fizikçi Yuri Oganessian’a atfen önerildi. Element 114 ve 116 sırasıyla flerovyum ve livermoryum 2011’de periyodik cetvele en son katılan elementlerdi.
IUPAC kurallarına göre element isimleri, mitolojik karakterlerden, minerallerden, yer isimlerinden, element özelliklerinden veya bilimcilerden alınabilirdir ve bu şekilde sınırlandırılmıştır.

Yeni isimler beş aylık bir kamu incelmesine ve geri bildirimlere sunulacak ve böylelikle potansiyel itirazların neler olabileceği görülmüş olacak ve 2016’nın sonunda da periyodik tablodaki yerini alacak. Tabi tüm olurken, 8. satırın ilk üyelerini keşfetmek üzere araştırmalara devam ediliyor. Önümüzdeki süreç bu avın sonucunun neler olabileceğini gösterecektir.

Kaynak
*Bilimfili – “Periyodik Cetvele Eklenecek Dört Yeni Element İsimlendirildi”
http://bilimfili.com/dort-yeni-elementin-ismi/

Ay Evreleri

Güneş ve Dünya’nın konumunu düşünün.

Lunar_libration_with_phase2

Açıklıyoruz: Acaba İSOPOD canlılardan hangi gruba girer?

Armadillidium_vulgare_000

Beşinci sınıflarla canlılar ünitesini çoktan bitirdik. Gözlemlerle, sunumlarla, ilginç videolarla bu ünitede de çok eğlendik. Çeşitli canlıları sınıflandırdık ve onlarla ilgili çeşitli ayrıntılar öğrendik.

Bu yazımızda size öğrendiğiniz bilgilerle vereceğimiz ipuçlarını değerlendirerek yukarıdaki canlıyı sınıflandırmanızı istemiştik. Anket sonuçlarını aşağıda görüyorsunuz.

anket_isopot_

Sonuçlardan gördüğünüz gibi oy kullananların çoğu (%45) canlımızın böcek olduğunu düşünüyor. Fakat yanılıyorlar..

Böcekler eklem bacaklılar (Arthropoda) denilen omurgasız hayvan grubuna dahildirler. Sert ve koruyucu dış iskeletleri ve eklemli bacakları vardır. Diğer eklem bacaklılardan 6 bacaklı olmaları ile ayrılırlar. İsopodları ise iki çift antenleri ve iki gözleri küçük bir başın üzerindedir. Yedi çift ayak benzeri yapıya sahiptirler,  bunlar kolayca bükülüp tortop olan vücutlarının göğüs bölümünden çıkar. Karın bölgesi çok küçüktür ve vücudun arka kısmında kıvrılmış gibi görünür. Vücutlarının büyük bölümü koruyucu kalkan gibi birbirine geçmiş kabuklardan oluşur.

Genç böcekler yetişkin hale gelene kadar bir kaç kez deri değiştirmek zorundadırlar. Böceklerin hepsi başkalaşım geçirirler.Dişi isopod farklı erkeklerin üreme hücrelerini depolayıp sonradan da yavru oluşturabilir. Yumurtalar annelerinin vücutlarının alt kısmında bulunan iki yüze yakın yavruyu taşıyabilen bir kesenin içine yerleşip 2-3 ay sonra orada doğarlar. Doğduktan sonra annenin salgıladığı bir besinle beslenip 2-3 gün sonra da dışarı çıkarlar. Yavru bakımı yoktur, fakat bazı türlerde yavrular annelerine yakın yerlerde yerleşirler.

Böcekler tüplerden (trakeler) oluşan bir solunum ağ sistemleri vardır. Hareket ederek kas sitemi ile havayı vücutlarındaki deliklerden dışarı iterler. Hem karada hem de suda yaşayan çeşitlerine rastlanan İSOPOD isimli canlıların ise karada yaşam şartlarına tam uyum sağlamış değildir.

uan_uur_bcei

Bu farklılıklarına bakarak böcek olmadıklarını anlıyoruz.

ahtapot_

İsopodların omugasız olmaları ahtapotlara benzese de diğer ütün özellikleri onlardan farklıdır. Yani ahtapotlarla da aynı grupta değillerdir.

Canlımızın dinazorlarla aynı grupta olduğunu düşünen arkadaşlarınızın “trilobide” ismi verilen şimdi nesli tükenmiş bir canlının fosillerini isopoda benzetmiş olabilirler. Aşağıdaki resim gerçekten bizim isopoda benziyor değil mi? Fakat böyle bile olsa isopodlar dinazorlarla aynı grupta değillerdir.

trilobite-fossil_1262_600x450

Kabuklu olmalarını, yada pullu olmalarını kaplumbağa veya balığa benzetmiş olan arkadaşlarımız da yanılıyorlar.

Peki İsopodlar Nedir?

Bu durumda ikinci seçenek olan karides ile aynı grupta olup olmadıklarına bakalım. Denizlerde yaşayan karideslerin isopotlar gibi dış iskeletleri ve on adet eklemli bacağı vardır. Solunum sistemleri de benzerdir. İsopodlar daha önce söylediğimiz gibi karaya tam olarak ayak uydurmamışlardır. Solungaç benzeri bir solunum organları vardır ve sadece nemli ortamlarda yaşayabilirler. Karanlık kuytu köşeleri tercih ederler. Bu canlıları nemli kuru yaprakların altında veya  nemli çürümüş kütüklerin aralarında görebilirsiniz. Zaten çürümüş tahta, kuru bitkiler ile beslenirler.

Bu  durumda isopodlar ve karideslerin aynı grupta olduğunu söyleyebiliriz.

karides_

Antenlerini kullanma şekilleri de karideslere benzer. İsopodların görme, koku alma ve dokunma duyuları vardır. Gözleri ışığa karşı duyarlıdır fakat görüşleri iyi değildir. Antenler ile hem iletişim kurarlar hem de kimyasalları kontrol edebilirler. Bunun yanında diğer isopodların algılayabileceği kimyasal bir işaret bırakabilirler. Bu aynı zamanda uygun ortam için de bir haberleşme aracı olabilir.

Denizde yaşayan dev isopod çeşitleri de bulunur.

dev_isopod_

İsopodlar kendilerini korumak için güçlü bir mekanizmaları vardır, tehlike anında neredeyse küre şekline gelirler. Gri renkleri onlara taş ve ağaç gövdelerinde kamuflaj sağlar. Yine de en büyük düşmanları bazı kuş türleri ve karıncalardır. Bunların yanında isopodlar için zararlı bakteri türleri de vardır.  Bunlardan Wolbahia isimli bakteri tüm yavruları dişiye çevirebilir.

Ağaç kabuklarını ve yapraklarını parçalayarak ayrıştırmayı hızlandırdırılar ve ekosistem için çok önemlidirler.

Bu yazımızda aslında çevremizde sürekli var olan fakat varlığını çok az farkettiğimiz ve ekosistemimiz için çok önemli bir canlıyı tanımış olduk. Ankete katılarak verdiğiniz desteğe teşekkür ederiz.

Merakla ve Fenle kalın..

KAYNAKÇA:
http://www.biokids.umich.edu/critters/Armadillidium_vulgare/
http://3.bp.blogspot.com/-2_D1nBmecBk/TZGejzPJfKI/AAAAAAAADpc/d30V4b5i94A/s1600/trilobite-fossil_1262_600x450.jpg
Mound, L., (1990), Böcekler. Tübitak Popüler Bilim Kitapları, Ankara

Tavukların kafa stabilizasyonu

Aslında hızlı koşabilen çoğu hayvanda olan bir evrimsel olgudur. Fakat tavuklar bu işi en iyi yapan hayvandır belki de. Bu durum reklamlara da konu olmuştur, kameraların sabitlenmesinde de kullanılmıştır.

Reklamlar…

Kameraları sabit tutmak.

Biyoçeşitlilik ve Biz

ODTÜGVO Özel Ortaokulu ECOTEAM öğrencilerinin “Biyoçeşitlik” konusuna dikkat çekmek için hazırladıkları videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.

Canlılar Dünyası (5.Sınıflar)

Sevgili Öğrencilerimiz,

5. sınıflar için “Canlılar Dünyasını Gezelim Tanıyalım” ünitesine çalışırken faydalanabileceğinizi düşündüğümüz video kaynakları bir araya topladık. Bir konuya veya videoya tıkladığınızda geri dönmek için klavyedeki sol ok tuşuna basabilirsiniz.

İyi çalışmalar